Derlerki.com

Kendiliğinden Yanan İnsanlar – 3

İnsanların kendiliğinden yanması ile ilgili olayları daha önce. (Bknz. 1. Bölüm ve 2. Bölüm) Aşağıdaki yazıda ölümün bu esrarengiz biçiminin nedenleri üzerinde duruyoruz.

Kendiliğinden yanan insanlar, tıbbın açıklamakta güçlük çektiği olaylar arasında yer alıyor. Ya bugünkü bilgimiz yetersiz kalıyor yada kendiliğinden yanma eski çağlardan kalma bir safsata olarak değerlendiriliyor ve üstünde durulmuyor.

Hala Kabul Etmiyorlar

Bu arada durumu yakından inceleyen doktorlar ve çeşitli bilim adamları, kendiliğinden yanma sonucu meydana gelen ölüm olaylarının açıklanmasının, gerçekten çok güç olduğu görüşünde birleşiyorlar. Kendiliğinden yanma diye bir şeyi resmen kabul etmedikleri için, her seferinde olayı açıklayacak değişik nedenler aramak zorunda kalıyorlar…

Kutsal Ateş

Yüzyıl önce insanların kendiliğinden yanabileceklerine inanılmıyordu. Din adamlarının etkisiyle, olay kurbanların “doğaötesi yanabilirlik” özelliğine sahip oldukları, tanrısal bir güç tarafından yakıldıkları düşünülüyordu. Bu konuda anlatılan hikayelerde, içki içmenin tanrı tarafından nasıl cezalandırıldığı vurgulanmak istenirdi. Alkolün mavi alevleri tasvir edilerek, önce zararsız bir yanmanın görüldüğü, arkasından insanı kül eden güçlü, kutsal ateşin geldiği söylenirdi. Fransız din adamı Boineau 1749’da bir miktar içki içen 80 yaşlarındaki bir kadının nasıl kemiklerine kadar yanıp kömür haline geldiğini alkole bağlamaktadır.

Dans Pistinde Yanan Kız

İngiltere’de Chelmsford kentinde 27 Ağustos 1938 günü meydana gelen olayda alkolün hiç rolü yoktu. Çünkü olayın kahramanı genç kız ağzına hiç içki koymazdı. Phyllis Newcombe adlı genç kız, nişanlısıyla birlikte dans salonunun pistinden ayrılıyordu. Üzerindeki kat kat elbise, birden, yüzlerce kişinin gözleri önünde bir alev yığını haline geldi. Alevler güçlükle söndürülse de artık çok geç kalınmıştı. Genç kız, hastaneye kaldırıldıktan bir kaç saat sonra öldü. Yapılan soruşturma sonucu, elbisenin, atılan bir sigara izmaritiyle tutuştuğu açıklandı. Evet, kumaş tutuşturulunca yanıyordu ama bir sigara izmariti atarak tutuşturmak için gösterilen çabalar başarılı olmadı. Savcı, “Kazayla ölüm raporu” verecek bu karışık bilmeceyi çözümledi. (!)

Aslında bu tipik bir kendiliğinden yanma olayıydı ve ortada hala çözülmeyi bekleyen bir bilmece vardı. Yeterince yakıt ve oksijen sağlanmaksızın, bu kadar kısa süre içerisinde, bu kadar yüksek bir sıcaklık nasıl meydana gelmişti. Ayrıca bütün bu koşullar sağlansa bile insanın bedeni dışarıdan içeri doğru yanar. Oysan bu tür olaylarda yanma, bedenin içinde meydana gelmektedir. ve çoğu kez kurbanın elbiseleriyle çevresindeki cisimler hiçbir zarar görmemektedir…

Radyasyon Silahları

20. yüzyılın ikinci yarısında bilim çok hızlı bir gelişme gösterdi. Bugün, insan vücudunu sessizce ve gözle fark edilmeyecek biçimde ortadan kaldırabilecek pek çok ölüm şekli olduğu biliniyor. Özellikle radyasyon silahları üzerinde yürütülen askeri araştırmalar sonucu korkunç aletler meydan getiren nükleer radyasyon, nötron bombaları, x-ışını lazerleri, çok kısa yakıcı dalgalar yayan projektörler bunlar arasında sayılabilir. Bu silahlar, insanı elbiselerine zarar vermeksizin pişirebilecek özelliktedir. Acaba bu gelişmeleri göz önünde tutarak, geleneksel açıklamaların dışında bir fikir geliştirilebilir mi ? Bu konuda pek çok teori ortaya atılmışsa da , bazıları kendiliğinden yanma olaylarını açıklamaktan oldukça uzaktır. Cinayet ya da intihar teorileri bunların başında gelir. Yukarıda anlattığımız “Phyllis Olayı” buna benzer bir düşünceyle açıklanmaya çalışıldı, ama başarısız kalındı…

Yakıcı Sıvı Teorisi

Diğer yetersiz bir tez de “yakıcı sıvı” teorisidir. Bu düşünce bütün yetersizliğine rağmen, Madge Knight‘ın ölüm nedeni olarak öne sürüldü. Olay İngiltere’de geçti. 19 Kasım 1943 günü, sabaha doğru 03.30 sularında, Madge odasında uyuyordu. Birden, sanki her tarafı yanıyormuş gibi bir acıyla çığlık çığlığa uyandı. Sesini duyan kocası ve ev halkı telaşla yanına geldi. Genellikle çıplak yatan Madge acı içinde kıvranıyordu. Sırt derisinin büyük bir bölümü yanarak soyulmuştu. Hemen bir doktor çağırdılar. Kadının oldukça ciddi bir biçimde yanmış olduğunu gören doktor bir morfin yaptı ve uzman bir doktor çağırmanın daha iyi olacağını söyledi. Daha sonra bu uzmanın savcıya anlattığına göre yanığın nedeni kimyasal bir sıvı, muhtemelen asit olabilirdi. Çünkü ne yatakta ne de odada en küçük bir ateş izi veya yanık kokusu vardı. Madge 6 Aralık’ta Chichester Hastenesi’nde öldü.

 

Kendiliğinden yanma sonucu meydana gelen ölüm olaylarının fotoğrafla delillendirilmesi çok az rastlanan bir durumdur. Buradaki yanmış kalıntılar 85 yaşında, zayıf, fakat sağlıklı bir kadına aittir. Kadın, 1963 Kasım’ında alevler tarafından yok edildi. Dr. D.J. Gee olayı inceledi. Vücut büyük ölçüde zarar gördüğü için geriye pek bir şey kalmamıştı. Bu yüzden, kurbanın olağanüstü yanabilirlik özelliğine sahip olduğu, bir köz ya da kıvılcım tarafından tutuşturulduğu öne sürüldü. Bu düşünce, Dr. Gee’nin deneylerine ve doğaötesi yanabilirlik teorisine de uygundu.

 

En Etkin Teori

Belki de esrar perdesinin aralanmasına yönelik en uygun ipucu yine İngiltere’de ortaya atıldı. Fortean kentinde basılan Pursuit gazetesinde, Livingstone Gearhart‘ın yazdığı makalede olay ilk kez geniş boyutlar içerisinde ele alındı. Araştırmacı, kendiliğinden yanma olaylarının büyük bir bölümünün yeryüzü manyetiğindeki değişmelerin en faza olduğu anlara rastladığını keşfetmişti. Bilindiği gibi atmosferin dışında elektrik yüklü küçük parçacıklardan oluşan bir iyon tabakası bulunur. İyon tabakasının dışında da yine bir elektrik alanı olan magnetosfer vardır. Magnetosfer, sürekli olarak güneş ışınlarının bombardımanı altındadır. Güneş patlamaları veya güneş lekeleri nedeniyle sık sık şiddeti değişen ışın bombardımanı, magnetosferin büzülüp genişlemesine yol açar. Bunu izleyen bir dizi değişim, yeryüzündeki manyetik alan gücünün artıp azalmasına neden olur. Sonuçta dünyanın belli yerlerinde yüklü yoğun elektrik alanları oluşabilir. Kendiliğinden yanma, uzayda meydana gelen bu çok özel koşullarla insan bedenindeki bazı değişmeleri kapsayan bir dizi karmaşık olay sonucu ortaya çıkabilir. Aslnda bütün bunlar bizi ateş topu teorisine götürüyor.

Yanan Ateş Topu

Yanan top, Reeser adlı bir kadının muhtemel ölüm nedeni olarak düşünüldü. İngiliz Fate dergisinde (Nisan 1961) yazar Winogene Savage, bir arkadaşının karısı olan Reeser’ın ölüm nedenini şöyle anlatıyor : “Adam bir sabah karısının çığlıklarıyla uyandı. Koşarak odasına gittiğinde zavallı kadını alevler içinde yerde yatarken gördü. Simsiyah olmuş bedeninin üzerinde, havada garip bir ateş topu duruyordu. Komşuların da yardımıyla birkaç kova su dökerek ateş söndürüldü ama kadın kurtarılamadı. Karsına yardım etmeye çalışırken yaralanan adam, meydana gelen yanıklardan dolayı uzun süre acı çekti. Olayın şahitleri, kadının elbiseleri tutuştuğu halde, üzerinde yattığı örtüye hiçbir şey olmadığını belirttiler. Tabii her zamanki gibi odada yine en küçük bir yanık izi yoktu.

Gözle Görülmeyen Ateş

Ateş toplarıyla ilgili çalışamalar devam etti. İki araştırmacı Maxwell Cade ve Delphine Davis 1969’da yayınlanan Yıldırımların Yönlendirilmesi adlı kitaplarında bu konuda yaptıkları araştırmaları yayınladılar. Ateş toplarının meydana gelişiyle kaydedilmiş kendiliğinden yanma olayları arasındaki benzerliği vurguluyorlardı. Düşüncelerinden yararlandıkları fizikçiler, çok özel koşullarda atmosferin herhangi bir yerinde yüksek enerjili ateş topları meydana gelebileceğini belirtiyorlardı. Çevrelerine çok kısa dalgalı titreşimler yayan bu toplar, belii cisimleri yakalayabilirlerdi.

Aslında karmaşık gibi görünen bu sistem bugün, ses dalgalarıyla çalışan ve evlerde kullanılan bazı fırınlarda var. Dalgaların frekansı fırında pişirilmek istenen yemeğe göre ayarlandığı için kullanılan kişi hiçbir zaman zarar görmez. Ses dalgaları sürekli olarak yiyeceğin moleküllerini titreştirerek sıcaklık yaratır. Gözle görülür bir ateş olmaksızın yemek pişer.

Vücudun İçinde Patlıyor

Cade ve Davis sonuç olarak şunu belirttiler : “Eğer bu teori doğruysa, kurbanların yalnızca elbisleri içerisnde değil, derileri bile zarar görmeksizin yanarak ölmeleri mümkündür. Herhangi bir insan ateş topunun yaklaşması ya da vücudunun içerisinde meydana gelmesi sonucu yanabilir. Ayrıca kurbanın yaşadığı bölgeye doğru hareket eden güçlü bir radyo frekansı alanı, insan vücudunda aynı nitelikte bir radyo frekansı alanı bulunmadığından, vücudun içerisinde bir ateş topu meydana getirebilir…”

Sonuçta

Kendiliğinden yanma olayları bunlar… Bu ilginç konu kapanmadı. Çünkü açıklanamıyor. Örnek olayların, açıklamaların, teorilerin, görüşlerin hemen hepsini bir araya getirmeye çalıştık.

Kendiliğinden yanma diye bir olay yok diyenler şu yönü araştırmalı : Ya gerçekse…