Taksim Gezi Parkı Olayları – Video Arşivi

 

Taksim Gezi Parkı olayları hakkında elinizdeki video ve fotoğrafları bilgi@derlerki.com ‘a gönderebilirsiniz.

Kadıköy, Beşiktaş, Taksim, Gezi Parkı ve tüm Türkiye’deki video ve fotoğrafları elimizden geldiğince güncel olarak paylaşmaya çalışıyoruz.

Yiğit Bulut: Polis Taksim’e de Girer, Kafanı da Kırar

Ankara

Ethem Sarısülük’ün Vurulma Anı

Toma Neredeyse Göstericileri Ezecekti

Kızılay’da polis müdehalesi

Samsun

İstanbul

Kocamustafapaşa’daki Olaylar

Elinde Palayla Direnişçilere Saldırdı

Tomayla Gösericiye Sert Müdehale

Beşiktaş’ta polis müdehalesi


Bodrum

Rize

Rize’deki direniş yanlılarına halkın müdehalesi

Direniş Şarkıları

Kardeş Türküler Tencere Tava

Boğaziçi Caz Korosu

Taksim Gezi Parkı Direnişçileri Dağılın Lan!

Taksim Gezi Parkı Hakkındaki Yalan Haberler

 

Taksim Gezi Parkı olay videoları: http://derlerki.com/taksim-gezi-parki-olaylari-video-arsivi/
Sosyal Medya’da çıkan yalan haberler: http://derlerki.com/taksim-gezi-parki-olaylari-ile-ilgili-yalan-haberler/
Taksim Gezi Parkı olay fotoğrafları: http://derlerki.com/taksim-olaylari-fotograf-video-arsivi-guncel/

 

İşte Taksim Gezi Parkı olayları hakkında sosyal medyada çıkan, aslı olmayan haberler;

1) Bülent Arınç’ın oğlu gezi parkına açılacak olan AVM’ye ortak

Bu iftira çıktıktan sonra açıklamalar geldi bu olayın aslı yok.

2) Panzerle ezilen genç resmi

En çok tepki çeken fotoğraflardan. Olayın aslı yabancı bir ülkede bot motorundan yaralanan bir kişi.

3) Sosyal medyalara erişim engellendi

Bu bir yalandı. Hatta en ufak bir Facebook, Twitter kesintisinde herkes galeyana geldi. Türkiye daha o kadar düşmedi merak etmeyin. Belirtmek gerekir ki ufak bir yavaşlama söz konusu. Ayrıca Taksim’de 3G bağlantısının kesildiği doğru.

4) Binlerce polis istifa etti

Gelen sayılar abartıydı. Gerçek sayılar bir kaç kişiden ibaret.

5) İstanbul Emniyet Müdürü görevden alındı

Ntv sondakika adıyla açılmış bir fake hesabın uydurmasıydı.

6) Polisin gerçek mermi kullanması

Böyle bir durum olursa ismi katliam diye adlandırılır ki mümkün değildir. Fakat plastik mermi kullanıldığı gerçektir.

7) Videodaki Kerem Can Karakaş’ın ölmesi

Videodaki cesaretli eylemci yaşıyor. İsmi Kerem Can Karakaş değil. Kerem Can daha önce trafik kazasında ölen bir kişi. Kayıtlara bakabilirsiniz.

8) Köpeğe biber gazı sıkan polis

Bu foto daha önce de vardı şu günlerde çok paylaşıldı. Fotoğraftaki kişiler İtalyan polisi. Provakatörlerimiz tarafından fotomontajlanmış.

9) Çarşı grubunun bir tomayı ele geçirmesi

Habere göre çarşı grubu TOMA’yı ele geçirip polisleri kovalamış. Bu da yalan haberlerden biriydi.

10) Polislerin ilaçlı suyla göstericileri bayıltması

Taksim Gezi Parkı olaylarıyla ilgili gerçekten gülünecek bir haberdi. Fakat paylaşım sayısı on binleri geçti.

11) Haber kanallarının fake hesabı

Birçok haber kanalının fake hesabı açıldı. Provoke edici söylemleri anında yayıldı. Takipçileri 300’ü geçmezken rt sayıları 10 binlere ulaştı.

12) Eylem 48 saat daha devam ederse Anayasa Mahkemesi hükümeti düşürülebilir

Hiç bir ülkede böyle bir yasa mümkün değildir. Eylemin daha uzun sürmesi için uydurulmuştur. Muhalefet hükümetin istifasını istese dahi, hükümetin düşürülmesi söz konusu değildir.

13) Eylemlerde Portakal Gazı Kullanıldı

Portakal gazı Birleşmiş Milletler tarafından yasaklanmış, zararları büyük bir kimyasal silahtır. Topluma müdahale için böyle bir gazı kullanmak cinayettir, kimse göze alamaz. CNN tarafından doğrulandı diyenler vardı. Ireport olarak CNN’in sitesinde yayınlandı fakat, Ireport’lar normal kişiler tarafından yayınlanır.
CNN PRODUCER NOTE’u okumanızı tavsiye ederim. Beşiktaş’ta kullanılan biber gazından farklı görülen turuncu gaz biber gazının ağırlaştırılmış halidir.

14)Beyaz Show

Beyaz Taksim Gezi Parkı eylemine gittiği için kanal tarafından sözleşmesi iptal edilerek tümden yayından kaldırıldığı söylendi. Beyaz Show sadece bu haftalığına iptal edilmiştir. Millet kan ağlarken programı yapması düşünülemezdi zaten.

15) Eylemcilerin köprüden geçiş fotoğrafı yerine 2012 maraton fotoğrafının paylaşılması

16) Cnn International’ın; Cnn Türk’ün duyarsız kalıp direniş haberlerini vermediği için isim hakkını fesh etmesi

Resmi hiç bir yerde böyle bir açıklama yok. CNN Türk’te çalışan tanıdıklarım da böyle bir şeyin olmadığını söylediler.

17) Eylemciler Başörtülü Bayanlara Saldırdı

Bu da yayılan haberler arasındaydı. Fakat provokatörler her iki tarafı da karıştırmaya çalışıyor. Hükümet yanlılarının da arasındalar. Kaldı ki; direnişçiler arasında azımsanamayacak kadar başörtülü kişi vardı, bugün hiç bir sorun yaşanmadı.

18) Ulusal TV spikerinin ‘3-5 kişi de ölse iyi olacaktı’ sözleri

Twitter’de bazı gazetecilerin resmi hesaplarında yayılan bu bilgi teyit edilemedi ve Haber7.com da dahil olmak üzere birçok haber sitesinde kullanılan bu iddia daha sonra kaldırıldı.

19) Camide Bira İçildi/Polis Camiye Biber Gazıyla Müdehale Etti

Konuyla ilgili açıklama yapan Bezm-i Alem Valide Sultan Camii müezzini Fuat Hoca, “Burada içki içilmedi. Eylemciler buraya sığındıktan sonra içki içen görselerdi zaten kendileri dışarı atardı” dedi.                                                                            “Herkes ayakkabısını bile çıkararak içeri girdi” diyen müezzin, polisin camiye gaz sıktığı iddialarının da doğru olmadığını söyledi.

 

 

Kaynak: Fatih ÇİPİL

Taksim Topçu Kışlası – Taksim Gezi Parkı

Topçu KışlasıCumhuriyet’in ilanından sonraki İstanbul ve Taksim bölgesi ‘terk edilmiş, sahiplenilmemiş, harabe’ bir şehir görüntüsü vermekteydi. Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil edebilecek ve kadim bir şehre yakışır nitelikte İstanbul’un yeniden imar edilmesi için 1938’de çalışmalara başlandı. Doktor olan, yurt dışında da görevlerde bulunan dönemin İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar doğu ve batı şehirlerini çok iyi tanıyan, idealist birisiydi. Kırdar öncelikle Taksim bölgesinde bazı düzenlemelere gitti. Sultan Abdülmecid döneminde yapılan, 1860-1908 yılları arasında 1. Topçu Alayı Kışlası olarak bilfiil kullanılan ve 1938’de yıkımına karar verilen Topçu Kışlası ve Taksim civarı hakkında sanat tarihçisi Süleyman Faruk Göncüoğlu şöyle demektedir:

‘İstanbulluların gitmeye korktuğu Taksim bölgesi, 1920’den itibaren çekim merkezi oluyor, dönemin gökdelenleri denilebilecek 6 katlı apartmanlar inşa edilmeye başlanıyor ve kentin elit kesimi yaşamaya başlıyor. Bu çekim alanı karşısında Topçu Kışlası’nın vaziyeti ve etrafındaki eklentiler, ciddi bir sıkıntı doğuruyor. Kışla ayrıca eroin ticareti ve afyon işlenmesi için kullanılmış. Burası, 1933’e kadar devletin gözetiminde ve devlete gelir sağlayacak bir unsur olarak, hem Türkiye’de yetiştirilen afyonun işlendiği hem de İran üzerinden Afganistan’dan gelen eroin ve afyonun Kasımpaşa’dan gemilere yüklenerek Avrupa’ya ve Amerika’ya yönlendirildiği yer. Eroin işlenmesi, Milletler Cemiyeti’nin notaları ve baskıları sonucunda 1933’te yasaklanmış ama 1937’ye kadar gayri resmi devam etmiş. Kışlada, 2.Abdülhamid’i tahttan indirmek için 24-25 Nisan 1908’de yaşanan ve tarihe 31 Mart Vakası olarak geçen olaylarda birçok masum asker katledilmiş. Kışla, İstanbul’un işgali yıllarında da işgal kuvvetleri tarafından kullanılmış. Kışla, Anadolu’da bağımsızlık savaşı veren ordumuza ve halkımıza yardımcı olanların tutuklanıp getirildiği ve işkence görüldüğü bir yer. Bu nedenle eski İstanbullular buraya pek iyi gözle bakmazlardı. Hatta yaşlı insanlar o dönemde önünden geçerken şehit edilenler için bir Fatiha, üç İhlas suresi okurdu.’Topçu Kışlası

Yapılması Planlanan Asıl Gezi Parkı

Göncüoğlu, bunların hiç birinin hatırlanmaması için 1938 yılında Topçu Kışlası’nın yıkılmasına karar verildiğini ve 1939’dan itibaren buna başlandığını belirterek, yerine de Paris’teki örnekleri gibi Gezi Parkı yapılmasının  kararlaştırıldığını söylemektedir. Yanında birçok basket sahasının olacağı, birçok spor tesisleri, dağcılık kulüplerinin yer aldığı büyük bir parkın uzandığı Gezi Parkı, bugünkü ile sınırlı değildir. Gezi Parkı, bugünkü Ceylan ve Hilton otellerinin olduğu alanlarda dahil olmak üzere Harbiye’deki park alanına ve Dolmabahçe’nin sırtlarındaki alana kadar uzanan bir bütün olarak tasavvur edilmişti. Burası İstanbullular için önemli bir teras alanıydı. Göncüoğlu, ‘yapılan güzellikleri dejenere etme noktasında gerçekten bir numarayız, o güzelim parkı bugün güdük ve anlamsız bir Taksim Meydanı ve parkı haline dönüştürmüş haldeyiz’ diye konuştu.

Topçu Kışlası Stadyum Olarak Hizmet Veriyor

Topçu Kışlası’nın iç avlusunun, o dönemde bir spor dergisi yayımlayan Çelebizade Said Tevfik Bey’in önerisi üzerine 1920’den itibaren stadyum haline getirildiğini belirten Göncüoğlu, şunları kaydetti: ‘Taksim Stadyumu, 18 yıl İstanbul sporuna hizmet etmiştir. Türk Milli Futbol Takımı ilk maçını 26 Ekim 1923’te Romanya’ya karşı bu stadyumda oynamıştır. Maç 2-2 berabere sonuçlanmıştır. Güreşte ilk milli karşılaşma olan Balkan Güreş Şampiyonası, atletizmde ilk milli karşılaşma Balkan Atletizm Şampiyonası, bisiklette ilk milli karşılaşma Türkiye-Bulgaristan müsabakası ve binicilikte ilk milli müsabaka Türk-Bulgar milli konkurhipikleri burada yapılmıştır. 1923 ile 1936 yılları arasında Türkiye Milli Futbol Takımı’nın 9 maçına ev sahipliği yapan eski kışla binası, futbolun dışında güreş, atletizm ve bisiklet yarışlarının da düzenlendiği yer olmuştur. Taksim Stadyumu, yaklaşık 8 bin kişi alabiliyordu. Türk futbol tarihinde ilk gece maçı 9 Eylül 1933’te saat 21.00’de burada oynanmıştı. Fenerbahçe-Beyoğluspor arasındaki karşılaşmayı, saha kenarına dikilen direkler arasında sallandırılan donanma ampulleri aydınlatıyordu. Fenerbahçe’nin 4-2 kazandığı maçta ilk golü Fenerbahçeli sağ açık Küçük Fikret (Kırcan) atmıştır. En keskin gözlerin bile zor gördüğü bu gece maçının ilginç yanlarından birisi de Fenerbahçe takımında hayli miyop olduğu halde gözlüksüz oynayan üç futbolcunun bulunmasıydı. Bu futbolcular Şevket Soley, Fikret Arıcan ve Orhan Menemencioğlu’ydu.’Topçu Kışlası

Sanat tarihçisi Süleyman Faruk Göncüoğlu, Topçu Kışlası’nın yeniden inşa edilecek olmasını da şöyle değerlendirdi:
‘2. Abdülhamid’in çok güzel bir sözü vardır; ‘Tarih tekerrürden ibaret değil, olaylar tekerrürden ibarettir.’ Tarihi yapılarımızın tamamının restore edilmesi esasında mantıki bir olay değildir. Çünkü tarih bir noktada yaşanmış ve bitmiştir. Siz bundan bir övünç kaynağı ele alabilirsiniz, bundan yola çıkarak, geleceğinizi planlayabilirsiniz ama tarihi mirasın tamamını, her şeyini yeniden ayağa kaldırmak bir noktada anlamsızlaşır ve bunun duygusal bağı da kopmuş olur. Nasıl insanlar doğar, gelişir ölür ve miadını tamamlarsa, aynı şekilde tarihi  unsurlar da bir noktada kendini tamamladıktan sonra yeniden canlandırılmasının çok büyük bir önemi yoktur. Arkeolojik kalıntıların, sütunlar ve kaidelerin ayağa kaldırılması görsel hafızamız için çok önemlidir. Ama yok olmuş, ortadan kaldırılmış, herhangi bir şekilde var olmayan bir eserin yeniden ortaya çıkarılması, tarihi misyon olarak ne kadar etkindir? Onu tartışacağız.’