Derlerki.com

Yerebatan Sarnıcı: Medusa Efsanesi

Yerebatan Sarnıcı 532 yılında İmparator Justinianus tarafından yaptırılmıştır. Stoa Bazilikası‘nın altında bulunduğu için Bazilika Sarnıcı olarak da bilinir.

Rivayete göre, üzerinde gözyaşına benzer şekillerin bulunmasının nedeni Büyük Bazilika’nın yapımında ölen yüzlerce köledir. Sarnıcın orta kısmına geçtikten sonra, güneybatı duvarında yaklaşık 40×30 metre ebatlarında düzensiz bir çıkıntı halinde görülen kısım ağırlığı taşıyabilmesi için geçmiş yüzyıllarda yapılan onarım çalışmaları sırasında örülen duvarlardır. En geniş tarafında 9 sütun, en dar tarafında ise 2 sütun olmak üzere toplam 40 sütun bu duvarların arka bölümünde kaldığı için görülmemektedir.

Yerenbatan Sarnıcı‘ nın kuzeybatı ucundaki iki sütunun altında ise iki Medusa başı Roma Çağı heykel sanatının şaheser örnekleri bulunmaktadır. Ziyaretçilerin hayretler içerisinde seyrettikleri IV.yy. ait bu başların buraya nasıl getirildiği konusunda net bir bilgiye ulaşılamamıştır. Ancak Genc Roma Çağı‘na ait antik bir yapıdan sökülerek buraya getirildiği sanılmaktadır.

Medusa’nın Laneti

Medusa‘yla ilgili mitolojiye ait birçok söylenti bu yapının dahada efsaneleşmesini sağlamıştır. Rivayete göre Medusa Yunan Mitolojisinde yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgonadan biridir. Bu üc kız kardeşten yalnızca Yılan Başlı Medusa olumludur. Ve gözlerine bakanları taşa çevirme gücüne sahiptir. Medusa başının o dönemlerde büyük yapıları ve özel yerleri kötülüklerden korumak amacıyla buraya konulduğu sanılmaktadır.

Bir başka rivayette ise Medusa siyah gözleri, uzun saçları ve güzel vücudu ile kendini çok beğenen bir kızdır. Medusa, Tanrı Zeus’un oğlu Perseus‘a aşıktır. Tanrıça Athene’de Perseus’a aşıktır ve Medusa‘yı çok kıskanmaktadır. Bu kıskançlıktan dolayı, Athene Medusa’nın saçlarını korkunc yılanlar biçimine sokar. Ve Medusa’nın gözlerine bakan kişi anında taş kesilir. Perseus Medusa’nın büyülendiğini düşünerek başını keser ve kesik başı eline alarak savaşlara katılır. Medusa’nın gözlerini gören herkes taş kesildiği için Perseus bu sayede birçok savaş kazanır.Bunun üzerine Medusa’nın eski Bizans’ta kılıç kabzalarına ve sütun kaidelerine ters ve yan olarak işlendiği söylenmektedir.

Diğer bir rivayete göre ise Medusa kendisini Perseus’un kılıcında görmüş ve taş kesilmiştir. Bunun icin buradaki heykeli yapan heykeltras ışığın yansıma pozisyonlarına göre Medusa’yı normal, ters ve yan olmak üzere üç ayrı pozisyonda yapmıştır. Normal pozisyonda çalışılmış olan Medusa başı Didim’den getirilmiştir.

Yerebatan Sarnıcı’nın inşası ve özellikleri

İnşasında 7.000 kölenin çalıştığı sanılmaktadır. Sarnıç suyu imparator Valens’in yaptırdığı 971 m. uzunluğundaki Valens (Bozdoğan) kemeri ile imparator Justinianus’un yaptırdığı 115.45 m. uzunluğundaki Mağlova Kemeri’yle şehre yaklaşık 20km. mesafede bulunan Belgrat ormanlarındaki Eğrikapı su taksim merkezinden getirilmiştir. Yerebatan Sarnıcı’nda ki sütunların büyük çoğunluğu silindir biçimindedir. Bu sütunlar içerisinde üzeri oyma ve kabartma halinde Tavus Gözü, Sarkık Dal, Gözyaşı şekillerinin tekrarıyla süslenmiş olanı özellikle dikkati çeker. Bu sütun Bizans devrinde “Farum Tauri” denilen bugünkü Beyazıt meydanında kalıntıları bulunan IV. yy. zamanına ait büyük Theodesiusun (379-395) zafer takındaki sütunların benzeridir.

Yerebatan Sarnıcı’nın Osmanlıların eline geçişi ve kullanımı

Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un Fatih Sultan Mehmed tarafından 1453 yılında fethedilmesinin ardından bir müddet daha kullanılmıştır. Topkapı Sarayı’nın bahçelerine buradan su aktarılmıştır. Durgun su yerine çeşme suyunu yani akan suyu tercih eden Osmanlılar’ın şehirde kendi su tesislerini kurduktan sonra kullanmamıştır.

1544-1550 yıllarında Bizans kalıntılarını araştırmak üzere İstanbul’a gelen Hollandalı gezgin P. Gyllius tarafından yeniden keşfedilmiştir. Basilika Sarnıcı kurulduğundan günümüze kadar çeşitli onarımlardan geçmiştir.